GENEL MENÜ

 Ana Sayfa
 Arama
 Anketler
· Forums

 Kitap
 Yeni Kitaplar

 Yazarlar
 Zeki Eyüpoğlu

 Destek
 Sitemizi Önerin

 Dosyalar
 Dosyalar
 Web Linkleri

 Extra
 İletişim

SİTE DİLİ
Site Lisanını Seçin


ANKET
Pencere Yayınlarını Takip Ediyor musunuz?

Evet
Hayır
Haberim Yok



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 152
Yorum: 0

PENCERE YAYINLARI

PENCERE YAYINLARI
200. kitabı 'Mavi' oldu!
Muzaffer Erdoğdu, kurduğu Pencere Yayınları'nda çıkardığı pek çok kitap için yargılandı. Erdoğdu, hapiste yatmaktan, TCK 141 ve 142 kaldırılınca kurtuldu.
 
'Ermeni soykırımı' tartışmalarıyla gündeme gelen 'Mavi Kitap', 89 yıl sonra ilk kez Türkçe yayımlandı. Kitabı sansürsüz basan yayıncı Muzaffer Erdoğdu, eskinin sıkı bir 'Perinçekçi'si

Celal BAŞLANGIÇ

Elini; Mao'nun 'Kızıl Kitap'ı, partinin kızıl yıldızlı bayrağı ve bir silahın üzerine koydu. Yemin edilecekti. "Marx, Engels, Lenin, Stalin ve Mao'ya; onların ilke ve öğretilerine sadık kalacağıma..."
Yemini etmişti. Artık illegal Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi'nin bir üyesiydi. Yani, yaygın adıyla 'Aydınlıkçı'ydı. Önderi de Doğu Perinçek'ti. Yıllar sonra fark eder Maocu parti üyeliği için edilen yeminle 'İttihatçı yemini'nin çok benzediğini...
Dönem 12 Mart sonrası, örgüt yöneticilerinin çoğu içeride. İzmir'deki yemin törenine, partinin dışarıdaki birkaç yöneticisi de katılmıştı. Bunlardan biri de, bugün Ermenilerle yakından ilgili bir devlet kurumunun yöneticilerinden olan H. idi.
Onu, küçük yaşta, İzmir'de illegal Maocu bir parti üyeliğine götüren yolculuk Tokat'ın Almus'undan başlıyordu. Alevi kökenli bir ailedendi. Babası sekiz çocuklu bir çiftçiydi. İlkokulu köyde bitirdi.
 

Okumak için kaçtı
"Ağabeyin ortaokula gidiyor. Seni gönderecek gücümüz yok" denilince, okumak için İstanbul'a, en büyük ağabeyinin yanına kaçar Muzaffer Erdoğdu. Ama işçi olan ağabeyi de onu okutamaz. Üç yıl atölyelerde çalıştıktan sonra İzmir'e gitmeye karar verir Muzaffer. Çünkü orada ilkokul öğretmeni vardır. Gazeteci Orhan İlhan, askerlik görevini, yedek subay öğretmen olarak yapmıştır Muzafferlerin köyünde.
Yıl 1971. Gittiğinde öğretmeni Orhan İlhan'ı, Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şube Başkanı olarak bulur Muzaffer. İlhan onu sendikada işe alır. Bir de gece ortaokuluna yazdırır. Bir evde üç kişi kalıyorlardır. Gündüzleri sendikanın işleri, geceleri okul. Bu arada, sosyalizmle yakından tanışır Muzaffer. Halkevleri'nin çalışmalarına katılır, hatta birinde yönetici bile olur.
 

Bir bildiri ve kaçak günler
Aydınlık hareketinin yasal gençlik örgütlenmesi olan DGB'nin de İzmir yönetim kurulu üyesidir. Örgüt 1974'te bir bildiri dağıtır, 'Türkiye-Yunanistan çekin elinizi. Kıbrıs Kıbrıslılarındır' gibisinden.
Haklarında dava açılır. Artık kaçaktır Muzaffer: "Nereden nereye. Şimdi Denktaş'ı savunan adamın hayatındaki tek doğru tutumdu. Bugüne kadar da karşı devrimcilikten başka bir şey yapmadı."
Artık kaçak olan, illegal parti üyesi Muzaffer'e yöneticisi H., İstanbul'a gitmesi gerektiğini tebliğ eder. Yanına iki şey alacaktır; eşyaları ve Mao'nun Kızıl Kitap'ı...
İstanbul'a gider. Örgüt onu iki kişiyle birlikte bir eve yerleştirir Alibeyköy'de.
Bu arada 74 affı çıkar ve örgütün içeride olan yöneticileri de serbest bırakılır.
1978'e kadar çalıştığı Aydınlık Yayınları tam 125 kitap çıkarır. Neredeyse hepsine değmiştir Muzaffer'in eli. Bir yandan örgütün haftalık yayını Halkın Sesi çıkmaktadır. Muzaffer derginin yayınıyla da uğraşmaktadır. 1978'de hareket günlük Aydınlık gazetesini çıkarmaya başlayınca Muzaffer matbaa sorumlusu olur.
12 Eylül'de 19 gün gözaltında kalır. Asker kaçağı olduğu anlaşılınca askere gönderilir. Dönüşte 'parti çizgisi'ndeki Kaynak Yayınları'nda işe başlar. Ama, artık partinin çizgisini sorgulamaya başlar. 'Azınlık çoğunluğa, alt kademeler üst kademelere, herkesin merkez komiteye, merkez komitenin genel sekretere bağlı' olduğu Stalinist parti modeli hiç güvenilir gelmemektedir artık. İzlenen parti politikalarının da, yayın politikalarının da daha çok devletin bir yerlerine hizmet ettiği inancı giderek pekişir. Uzun bir tartışma sürecinden sonra 144 önemli isimle hareketten ayrılır.
Örgütsüz ve işsiz kalmıştır. Bir matbaacı ağabeyi, "En iyi bildiğin iş yayıncılık.
Onu yap" der. "Kitaplarını getir ben basacağım. Beş kitaba kadar tek kuruş istemiyorum. Altıncı kitabını bastırırken eğer paran olursa birinciyi ödersin."
 

Pahalı gerçek!
Böylece kendi yayınevini kurar Muzaffer: Pencere Yayınları. Bir yandan yayıncılık yaparken diğer yandan ağırlıklı olarak Ragıp Zarakolu'nun yayımladığı 'Talat Paşa Davası Tutanakları', 'Ermeni Tabusu', 'Musa Dağı'nda 40 Gün' gibi kitapları okuyunca Ermeni sorununun derinliğine doğru inmeye başlar. Anlatılanlardan çok etkilenmiştir. Çünkü bu zamana kadar içinde bulunduğu siyasi hareket, hemen hemen diğer bütün 'Türk solu'nun yaşadığı körlükle maluldür; Kürt ve Ermeni sorununu inkâr etmek, en azından görmemek, yok saymak.
Evlenir de Muzaffer. Bir kızı olur. Doğduğu andan itibaren kızını tek başına büyütmek zorunda kalır. Bu yüzden iki yıl kitap yayımlayamaz. Zaten kitap yayımladıkça dava açılr. Ağır hapis ve para cezalarına çarptırılır. Davalar 'bölücülükten'dir.
Önce TCK 141 ve 142'den mahkûm olur. Yasalar kaldırılınca 'yırtar'. Bu kez peşinde TMY'nin 8. maddesi vardır. O da değiştirilince biraz daha kurtulur. Ancak ödemesi gereken milyonlarca liralık para cezası vardır. İstiklal Caddesi'nde 'protesto tezgâhı' açar, 'Kitabın cezasını kitapla ödüyoruz' diye. Ama o da bilir kitap satarak o kadar para toplanmayacağını. Dostları kendi aralarında denkleştirirler de hapisten kurtulur.
Muzaffer, Pencere Yayınları'nın 200. kitabını yayımladı. Yaygın adıyla 'Mavi Kitap' ya da kapağında yazan orijinal adıyla 'Osmanlı İmparatorluğu'nda Ermenilere Yönelik Muamele 1915-1916'. Kitap İngiliz hükümeti tarafından, Osmanlı'nın Ermenilere uyguladığı 'kırım'ın delillerini toplamak için görevlendirilen James Bryce ve Arnold Toynbee tarafından yazılmış. 1916' da da, bazı kaynaklar gizlenerek İngiltere'de basılmış. Türkiye'nin AB'ye giriş sürecinde CHP Milletvekili Şükrü Elekdağ tarafından Meclis gündemine getirilen 'Mavi Kitap' için Avam Kamarası ile Lordlar Kamarası'na parlamentonun bir mektup göndermesi kararlaştırıldı. İngiltere'den, bu kitap için özür dilemesi istendi.
Oysa kitap 89 yıl önce İngiltere'de basılmıştı ve Türkçe baskısı yoktu. Ancak İngilizce bilmeyen milletvekillerinin 'Mavi Kitap'ta ne yazdığını bilmelerine olanak yoktu. Çünkü 89 yıl önce İngilizce basılan kitap, ancak bu ay Muzaffer tarafından Türkçeye çevrilerek basıldı. Ama 500'ü aşkın milletvekili okumadıkları kitabı yalancılıkla suçladıkları mektuba imzayı bastı. Bu noktada, "Okusunlar da, bari neye karşı çıktıklarını öğrensinler" diyor Muzaffer.
 

Perinçek ve H.
'Ermeni soykırımı'yla ilgili en çok tartışılan kitabı Muzaffer'in yayınevi Pencere kazandırdı Türkçeye. İşin ilginci bugün Denktaş'ı destekleyen Perinçek'in siyasal hareketinde yıllarca çalışmış Muzaffer. Daha da ilginci, eskiden Perinçek hareketinin üst kademelerine kadar yükselen, hatta Muzaffer'e illegal Maocu partiye giriş yemini ettiren H. de bugün Ermenilerin 'soykırım' iddialarına karşı tezleri geliştiren bir devlet kurumunun başında.
Yaşadığı bütün yokluklara, ekonomik güçlüklere karşın 'Mavi Kitap'ın birinci cildini basan Muzaffer hiçbir olumsuz tepki almamış bugüne kadar. Tam tersine, övücü mesajlar, telefonlar gelmiş kendisine. Kitabın ikinci cildi de ocak ayında çıkacak.
"Bütün çektiklerime rağmen" diyor. Muzaffer Erdoğdu, "Ne iş yaparsın, derlerse, yine yayıncılık, derim. Çünkü her çıkan yeni bir kitap, beni doğum yapan bir kadın kadar sevindiriyor. Bu dünya için güzel bir şey ürettim, diye seviniyorum."


Pencere Yayınları
Osmanağa Mah. Pavlonya Sok. NUhoğlu İşhanı 10/6 Kadıköy - İST
Tel : (+90) 216 414 64 41    Fax: (+90) 216 414 64 41

        Bu Site Pencere Yayınları Yayın Organıdır.
pencereyayinlari@hotmail.com

This Site Design By Şeref Aksoy