 |
 |
| |
|
| |
Ana Sayfa |
| |
|
| |
Kitap |
| |
|
| |
Yazarlar |
| |
|
| |
Destek |
| |
|
| |
Dosyalar |
| |
|
| |
Extra |
| |
|
 |
 |
Site Lisanını Seçin
|
 |
|  |
PENCERE YAYINLARI
PENCERE YAYINLARI
|
Muzaffer
Erdoğdu, kurduğu Pencere Yayınları'nda çıkardığı pek çok
kitap için yargılandı. Erdoğdu, hapiste yatmaktan, TCK
141 ve 142 kaldırılınca kurtuldu.
|
'Ermeni soykırımı' tartışmalarıyla
gündeme gelen 'Mavi Kitap', 89 yıl sonra ilk kez Türkçe
yayımlandı. Kitabı sansürsüz basan yayıncı Muzaffer Erdoğdu,
eskinin sıkı bir 'Perinçekçi'si
Celal BAŞLANGIÇ
Elini; Mao'nun 'Kızıl Kitap'ı, partinin kızıl yıldızlı bayrağı
ve bir silahın üzerine koydu. Yemin edilecekti. "Marx, Engels,
Lenin, Stalin ve Mao'ya; onların ilke ve öğretilerine sadık
kalacağıma..."
Yemini etmişti. Artık illegal Türkiye İhtilalci İşçi Köylü
Partisi'nin bir üyesiydi. Yani, yaygın adıyla 'Aydınlıkçı'ydı.
Önderi de Doğu Perinçek'ti. Yıllar sonra fark eder Maocu parti
üyeliği için edilen yeminle 'İttihatçı yemini'nin çok
benzediğini...
Dönem 12 Mart sonrası, örgüt yöneticilerinin çoğu içeride.
İzmir'deki yemin törenine, partinin dışarıdaki birkaç yöneticisi
de katılmıştı. Bunlardan biri de, bugün Ermenilerle yakından
ilgili bir devlet kurumunun yöneticilerinden olan H. idi.
Onu, küçük yaşta, İzmir'de illegal Maocu bir parti üyeliğine
götüren yolculuk Tokat'ın Almus'undan başlıyordu. Alevi kökenli
bir ailedendi. Babası sekiz çocuklu bir çiftçiydi. İlkokulu
köyde bitirdi.
Okumak için kaçtı
"Ağabeyin ortaokula gidiyor. Seni gönderecek gücümüz yok"
denilince, okumak için İstanbul'a, en büyük ağabeyinin yanına
kaçar Muzaffer Erdoğdu. Ama işçi olan ağabeyi de onu okutamaz.
Üç yıl atölyelerde çalıştıktan sonra İzmir'e gitmeye karar verir
Muzaffer. Çünkü orada ilkokul öğretmeni vardır. Gazeteci Orhan
İlhan, askerlik görevini, yedek subay öğretmen olarak yapmıştır
Muzafferlerin köyünde.
Yıl 1971. Gittiğinde öğretmeni Orhan İlhan'ı, Türkiye
Gazeteciler Sendikası İzmir Şube Başkanı olarak bulur Muzaffer.
İlhan onu sendikada işe alır. Bir de gece ortaokuluna yazdırır.
Bir evde üç kişi kalıyorlardır. Gündüzleri sendikanın işleri,
geceleri okul. Bu arada, sosyalizmle yakından tanışır Muzaffer.
Halkevleri'nin çalışmalarına katılır, hatta birinde yönetici
bile olur.
Bir
bildiri ve kaçak günler
Aydınlık hareketinin yasal gençlik örgütlenmesi olan DGB'nin de
İzmir yönetim kurulu üyesidir. Örgüt 1974'te bir bildiri
dağıtır, 'Türkiye-Yunanistan çekin elinizi. Kıbrıs
Kıbrıslılarındır' gibisinden.
Haklarında dava açılır. Artık kaçaktır Muzaffer: "Nereden
nereye. Şimdi Denktaş'ı savunan adamın hayatındaki tek doğru
tutumdu. Bugüne kadar da karşı devrimcilikten başka bir şey
yapmadı."
Artık kaçak olan, illegal parti üyesi Muzaffer'e yöneticisi H.,
İstanbul'a gitmesi gerektiğini tebliğ eder. Yanına iki şey
alacaktır; eşyaları ve Mao'nun Kızıl Kitap'ı...
İstanbul'a gider. Örgüt onu iki kişiyle birlikte bir eve
yerleştirir Alibeyköy'de.
Bu arada 74 affı çıkar ve örgütün içeride olan yöneticileri de
serbest bırakılır.
1978'e kadar çalıştığı Aydınlık Yayınları tam 125 kitap çıkarır.
Neredeyse hepsine değmiştir Muzaffer'in eli. Bir yandan örgütün
haftalık yayını Halkın Sesi çıkmaktadır. Muzaffer derginin
yayınıyla da uğraşmaktadır. 1978'de hareket günlük Aydınlık
gazetesini çıkarmaya başlayınca Muzaffer matbaa sorumlusu olur.
12 Eylül'de 19 gün gözaltında kalır. Asker kaçağı olduğu
anlaşılınca askere gönderilir. Dönüşte 'parti çizgisi'ndeki
Kaynak Yayınları'nda işe başlar. Ama, artık partinin çizgisini
sorgulamaya başlar. 'Azınlık çoğunluğa, alt kademeler üst
kademelere, herkesin merkez komiteye, merkez komitenin genel
sekretere bağlı' olduğu Stalinist parti modeli hiç güvenilir
gelmemektedir artık. İzlenen parti politikalarının da, yayın
politikalarının da daha çok devletin bir yerlerine hizmet ettiği
inancı giderek pekişir. Uzun bir tartışma sürecinden sonra 144
önemli isimle hareketten ayrılır.
Örgütsüz ve işsiz kalmıştır. Bir matbaacı ağabeyi, "En iyi
bildiğin iş yayıncılık.
Onu yap" der. "Kitaplarını getir ben basacağım. Beş kitaba kadar
tek kuruş istemiyorum. Altıncı kitabını bastırırken eğer paran
olursa birinciyi ödersin."
Pahalı
gerçek!
Böylece kendi yayınevini kurar Muzaffer: Pencere Yayınları. Bir
yandan yayıncılık yaparken diğer yandan ağırlıklı olarak Ragıp
Zarakolu'nun yayımladığı 'Talat Paşa Davası Tutanakları',
'Ermeni Tabusu', 'Musa Dağı'nda 40 Gün' gibi kitapları okuyunca
Ermeni sorununun derinliğine doğru inmeye başlar.
Anlatılanlardan çok etkilenmiştir. Çünkü bu zamana kadar içinde
bulunduğu siyasi hareket, hemen hemen diğer bütün 'Türk solu'nun
yaşadığı körlükle maluldür; Kürt ve Ermeni sorununu inkâr etmek,
en azından görmemek, yok saymak.
Evlenir de Muzaffer. Bir kızı olur. Doğduğu andan itibaren
kızını tek başına büyütmek zorunda kalır. Bu yüzden iki yıl
kitap yayımlayamaz. Zaten kitap yayımladıkça dava açılr. Ağır
hapis ve para cezalarına çarptırılır. Davalar 'bölücülükten'dir.
Önce TCK 141 ve 142'den mahkûm olur. Yasalar kaldırılınca
'yırtar'. Bu kez peşinde TMY'nin 8. maddesi vardır. O da
değiştirilince biraz daha kurtulur. Ancak ödemesi gereken
milyonlarca liralık para cezası vardır. İstiklal Caddesi'nde
'protesto tezgâhı' açar, 'Kitabın cezasını kitapla ödüyoruz'
diye. Ama o da bilir kitap satarak o kadar para
toplanmayacağını. Dostları kendi aralarında denkleştirirler de
hapisten kurtulur.
Muzaffer, Pencere Yayınları'nın 200. kitabını yayımladı. Yaygın
adıyla 'Mavi Kitap' ya da kapağında yazan orijinal adıyla
'Osmanlı İmparatorluğu'nda Ermenilere Yönelik Muamele
1915-1916'. Kitap İngiliz hükümeti tarafından, Osmanlı'nın
Ermenilere uyguladığı 'kırım'ın delillerini toplamak için
görevlendirilen James Bryce ve Arnold Toynbee tarafından
yazılmış. 1916' da da, bazı kaynaklar gizlenerek İngiltere'de
basılmış. Türkiye'nin AB'ye giriş sürecinde CHP Milletvekili
Şükrü Elekdağ tarafından Meclis gündemine getirilen 'Mavi Kitap'
için Avam Kamarası ile Lordlar Kamarası'na parlamentonun bir
mektup göndermesi kararlaştırıldı. İngiltere'den, bu kitap için
özür dilemesi istendi.
Oysa kitap 89 yıl önce İngiltere'de basılmıştı ve Türkçe baskısı
yoktu. Ancak İngilizce bilmeyen milletvekillerinin 'Mavi
Kitap'ta ne yazdığını bilmelerine olanak yoktu. Çünkü 89 yıl
önce İngilizce basılan kitap, ancak bu ay Muzaffer tarafından
Türkçeye çevrilerek basıldı. Ama 500'ü aşkın milletvekili
okumadıkları kitabı yalancılıkla suçladıkları mektuba imzayı
bastı. Bu noktada, "Okusunlar da, bari neye karşı çıktıklarını
öğrensinler" diyor Muzaffer.
Perinçek
ve H.
'Ermeni soykırımı'yla ilgili en çok tartışılan kitabı
Muzaffer'in yayınevi Pencere kazandırdı Türkçeye. İşin ilginci
bugün Denktaş'ı destekleyen Perinçek'in siyasal hareketinde
yıllarca çalışmış Muzaffer. Daha da ilginci, eskiden Perinçek
hareketinin üst kademelerine kadar yükselen, hatta Muzaffer'e
illegal Maocu partiye giriş yemini ettiren H. de bugün
Ermenilerin 'soykırım' iddialarına karşı tezleri geliştiren bir
devlet kurumunun başında.
Yaşadığı bütün yokluklara, ekonomik güçlüklere karşın 'Mavi
Kitap'ın birinci cildini basan Muzaffer hiçbir olumsuz tepki
almamış bugüne kadar. Tam tersine, övücü mesajlar, telefonlar
gelmiş kendisine. Kitabın ikinci cildi de ocak ayında çıkacak.
"Bütün çektiklerime rağmen" diyor. Muzaffer Erdoğdu, "Ne iş
yaparsın, derlerse, yine yayıncılık, derim. Çünkü her çıkan yeni
bir kitap, beni doğum yapan bir kadın kadar sevindiriyor. Bu
dünya için güzel bir şey ürettim, diye seviniyorum." |
|
|
|
|  | |
Pencere
Yayınları
Osmanağa Mah. Pavlonya Sok. NUhoğlu İşhanı 10/6 Kadıköy - İST
Tel : (+90) 216 414 64 41 Fax: (+90) 216
414 64 41
Bu Site Pencere Yayınları
Yayın Organıdır.
pencereyayinlari@hotmail.com
This Site Design By
Şeref Aksoy
|